Search on this blog

Search on this blog

ANNELİĞE DOĞUM YOLCULUĞUNDA

Beraber Yürüyelim mi?

Bugüne kadar anneliğe geçiş sürecine şefkatle eşlik ettiğim her kadın, sevgiyle karşılandığına şahit olduğum her bebek, beni doğumun mucizesine tekrar tekrar ikna ediyor.

Bu mucizevi yolculukta dünyaya bir bebek gelirken, aynı zamanda bir anne de doğuyor. Her doğum gibi, anneliğe doğum da bazen dolambaçlı yollardan geçilerek gerçekleşiyor.

Kadınlık halleri, hamileliğe hazırlık, hamilelik süreci ve lohusalık konularında uzmanlaşmış bir psikoterapist olarak, bu süreçte annelerin psikolojik esneklik kazanmalarına yardımcı olacak yöntemlerle, kişiye özel destek sunuyorum.

Yolculuğunda sana nasıl eşlik edebileceğimi konuşmak için, bir “merhaba” demen yeterli!

Hizmetler

Annelik Yolculuğunda Psikolojik Destek

Bu mucizevi yolculukta dünyaya bir bebek gelirken, aynı zamanda bir anne de doğuyor. Her doğum gibi, anneliğe doğum da bazen dolambaçlı yollardan geçilerek gerçekleşiyor.

Bireysel Terapi

Annelik yolculuğu, her kadının hayatında kendine özgü duygular, beklentiler ve zorluklar barındıran...

Doğumda Psikolojik Destek

Hamilelik sürecinde tanışıp ihtiyaçlarınızı, beklentilerinizi ve doğum tercihler...

Lohusalıkta Psikolojik Destek

Doğumdan sonraki günler hem bedenin hem zihnin bambaşka bir ritme geçtiği, yoğun duygul...

Emzirme Sürecinde Psikolojik Destek

Emzirme, sadece fizyolojik bir süreç değil; annenin duygu dünyasını, düşüncelerini, inançl...

Doğuma Hazırlık Programı

Birçok destekleyici yaklaşımı bir araya getirerek ve yıllardır annelerle çalışırken edindiğim deneyim...

Yenidoğan Atölyesi

“Bir Küçük Kucak Meselesi”, hem yeni doğmuş bir annenin hem de yeni doğan bir bebeğin...

Psikoterapist

Sena Bayramoğlu Kimdir?

Terapistlik yolculuğumda kendimi özellikle Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT) alanında geliştirmeye devam ediyor; süreci destekleyen imgeleme teknikleri, beden odaklı çalışmalar ve hipnotik yeniden yapılandırma uygulamalarını da dahil ediyorum. Bununla birlikte emzirme danışmanlığı, bebek masajı, doğuma hazırlık eğitimi, doğum destekçiliği ve hamile/doğum psikoterapisi alanlarında en yetkin kurumlardan eğitimler aldım ve uzmanlığımı bu yaklaşımlar üzerine inşa etmeyi sürdürüyorum.

S.S.S

Aklınıza Takılan Sorular

Terapinin odağını danışanın ihtiyaçları belirliyor ve süreç tamamen kişiye özel şekilleniyor. Yine de annelik yolculuğunda psikolojik desteği planlarken sıklıkla ele aldığımız bazı konular şunlar:

  • Gebeliğe hazırlık: Hamile kalmaya karar vermek bazen anneliğe atılan ilk adımdır ve ilk adımdan itibaren anneler, süreci daha pozitif bir deneyime dönüştürmek için psikolojik destek alabilir.
  • Zor duygular: Kaygı, suçluluk, tükenmişlik, yetersizlik hissi gibi duygularla baş etmek bazen hiç kolay olmaz. Terapi sürecinde sizi zorlayan duyguları, bu duyguların kaynaklarını ve onlarla baş etme yöntemlerini derinlemesine ele alabiliriz.
  • Doğum korkusu: Modern kültürün doğuma yabancılaşması, olumsuz deneyimlerin olumlu doğum deneyimlerinden daha fazla konuşulup toplumda daha fazla yaygınlaşması gibi çok çeşitli nedenlerle birçok kadın, doğumla ilgili korku ve kaygılar yaşayabilir. Kişiye özel tasarlanan bir psikoterapi desteği ile doğumla ve annelikle ilgili korkuları bir uzman eşliğinde ele almak, zaten sahip olduğunuz cesaretinizi keşfetmek için en sağlıklı yollardan biridir.
  • Annelik kimliği: Yaşamınızdaki bu büyük dönüşüm, kimliğinizle ilgili bazı soru işaretlerini de beraberinde getirebilir. Gebelik öncesinde, gebelikte, doğumda ve lohusalıkta alınan terapi desteği, kimlik hissiyle ilgili sağlıklı ve güvenli bir iç görü kazanmanıza yardımcı olur.
  • Geçmiş gebelik/doğum deneyimleri ve travmalar: Daha önce bizzat yaşadığınız ya da yakından şahit olduğunuz bazı gebelik ve doğum hikayeleri de zorlayıcı duyguları tetikliyor olabilir. Terapi sürecinde travmatik deneyimleri güvenli, şefkatli ve etkisi kanıtlanmış yöntemlerle ele almak, yeni annelik yolculuğunuzda bu olumsuzluklardan mümkün olduğunca az etkilenmenizi sağlayacaktır.
  • Eş ile ilişki: Annelik süreci, partner ile kurulan ilişkiyle de yakından ilişkili. Bu süreçte ilişkinizle ilgili olası zorluklar, beklentiler, hayal kırıklıkları gibi konular da terapi süreçlerinin önemli birer parçası olabilir. İhtiyaç halinde partneriniz de terapi sürecine bizzat dahil edilebilir. Daha destekleyici, paylaşımcı ve sağlıklı iletişim kurulabilen bir eşlik ilişkisini korumak için sizin ve partnerinizin ihtiyaçlarına duyarlı bir destek sağlanır.
  • Bebekle ilişki: İlk bakışta doğal olarak, kendiliğinden kuruluyor gibi gelse de bazı anneler için bebekle sağlıklı bir ilişki inşa etmek de zorlayıcı olabilir. Bu durumda yine ihtiyacınıza uygun bir destekle bebeğinizle ilişkinizi ikinizin de ihtiyaçlarını gözetecek şekilde dengelemenin yollarını beraber arayabiliriz.

Temel yaklaşımım Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT) üzerine kurulu.

ACT’in duygu düzenleme, değerler doğrultusunda hareket etme ve zihinsel esneklik kazandıran yapısını, mindfulness temelli farkındalık çalışmalarına ilave olarak hafif hipnotik yeniden işlemleme ve imgelem uygulamaları, beden odaklı çalışmalar, doğum psikolojisi ve danışmanlık bilgisi ile birleştirerek bütüncül bir yaklaşım kullanıyorum.

Amaç, kişinin kendi iç kaynaklarına erişmesini, beden ve zihin uyumunu güçlendirmesini ve hem doğum, hem annelik yolculuğunda daha güvenli, daha esnek şekilde ilerlemesini desteklemektir.

İlk görüşmede ihtiyaçları ve terapinin hedeflerini konuşuyoruz.

Sonraki seanslarda konuşma terapisi, gevşeme çalışmaları, nefes, duygu düzenleme, beden farkındalığı ve doğum/annelik bilgisini kombine ederek ilerliyoruz.

Her seansta güvenli, yargısız ve destekleyici bir alan sağlanır, temel çerçeveye sadık kalarak her terapi, danışanın özel ihtiyaçlarına göre şekillenmeye devam eder.

Doğum hazırlığı ve ebeveynliğe geçiş sürecinde partner desteğinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu nedenle ihtiyaç olduğunda baba/partner ile ayrı bir görüşme de yapıyorum.

Eğer doğum psikoloğu olarak doğum sürecine eşlik edeceksem, gebelik boyunca hem anneye hem de babaya yönelik kısa bilgilendirmeler ve hazırlık görüşmeleri yaparak sürecin uyumlu ilerlemesini destekliyorum.

Psikoterapi odaklı bireysel seanslarda ise partnerin katılımını seansın ihtiyacına ve yapısına göre birlikte değerlendiriyoruz.

Bu sorunun net bir cevabı yok; ihtiyaçlar kişiden kişiye değişiyor.

Doğum psikoloğu olarak birlikte çalıştığım gebelerle gebelik döneminde en az 3 – 4 seans, doğumdan sonra ise 2 – 3 seans görüşmeyi öneriyorum.

Bazı durumlarda gebelik süresince daha düzenli görüşmek ya da doğumdan sonra desteği bir süre daha sürdürmek gerekebiliyor.

Süreç tamamen annenin ihtiyaçlarına, şartlarına ve ritmine göre birlikte şekilleniyor.

Evet! Eğer birlikte doğum desteği kararı aldıysak, doğumun başladığı andan itibaren sürekli iletişimde oluyoruz. Hastaneye geçtiğiniz anda ben de orada oluyorum.

Doğum süreci boyunca kesintisiz psikolojik ve duygusal destek sağlıyorum; sakinleşmenize, ihtiyaçlarınızı fark etmenize, bedeninizle uyumlanmanıza yardımcı oluyorum.

Doğum gerçekleşene ve ilk emzirme süreci tamamlanana kadar yanınızdayım. Amacım, bu yolculuğun sizin için mümkün olan en güvenli, en yumuşak ve en güçlendirici deneyim hâline gelmesi.

Doğuma hazırlık çalışmaları da tıpkı psikoterapi seansları gibi, danışanın ihtiyaçlarına uygun olacak şekilde planlanıyor. Ancak genellikle doğuma hazırlık seanslarına ele aldığımız konular şunlar:

  • Doğum korkusunun kaynağı
  • Beden farkındalığı ve gevşeme çalışmaları
  • Doğum bilgisi ve fizyoloji
  • Doğum tercihleri belirleme
  • Partner çalışmaları
  • Nefes, pozisyonlar, duygu düzenleme
  • Geçmiş doğum hikâyesinin dönüştürülmesi
  • Amaç, kontrol değil; güvenli bir teslimiyet ve esneklik kazanmak.

Niyetim, doğum sürecinde alınan kararlara aktif şekilde katılmanızı desteklemek. Bu nedenle ihtiyaç duyduğunuz kanıta dayalı bilgileri sizinle paylaşıyorum; seçeneklerinizi, avantajlarını ve risklerini anlamanıza yardımcı oluyorum.

Kararları sizin adınıza almıyorum ve herhangi bir yönlendirme yapmıyorum. Siz kendi ihtiyaç ve değerleriniz doğrultusunda karar verirken, ben de bu kararları destekleyen türde bir profesyonel destek sunuyorum.

Amaç, doğum deneyiminizin sizin için mümkün olduğunca bilinçli, güvenli ve sizinle uyumlu bir süreç hâline gelmesi.

Evet! Ebe desteği ile doğum psikoloğu desteği arasında önemli farklar vardır.

Özel bir ebenin görevi  hamilelikte, doğumda ve sonrasındaki tıbbi süreçleri takip etmek, anne ve bebeğin sağlığını izlemek ve doğumun klinik ihtiyaçlarını yönetmektir. Ebeler, bu tıbbi desteği şefkatli bir şekilde sunarken elbette annelerin psikolojik sağlığına da katkıda bulunurlar; ancak bu desteği doğumun tıbbi kısmından sorumlu sağlık ekibinin bir parçası olarak sunarlar.

Doğum psikoloğu/psikoterapisti ise doğumda yalnızca psikolojik destek sunar. Medikal süreçlerle ilgili sorumluluk almaz ve bu süreçlere müdahale etmez. Doğum boyunca duygusal, zihinsel ve psikolojik ihtiyaçlara odaklanır. Doğumun akışını etkileyebilen stres, korku, tetiklenme gibi süreçlerde psikolojik müdahalelerle destek sunar. Bedeninize, nefesinize ve ritminize güvenle eşlik eder.

Doğum korkusu, üzerinde en sık çalıştığımız alanlardan biri.

Birçok anne, hatta bazen baba adayları bile, birçok farklı şekilde doğumla ilgili korku ve kaygılar yaşayabilir. Bu kaygıların nedenleri ve etkileri kişiden kişiye değişir; kimisi bu tür bir korkuyu çok yüzeyde yaşarken, kimileri derinlerde saklanan korkulardan etkileniyor olabilir.

Hamilelik sürecinde planlayacağımız psikoterapi seanslarında doğum korkusunun köklerini nazikçe araştırır, terapinin güvenli alanında kaygıyla ortaya çıkan bedensel tepkileri ve düşünce kalıplarını anlamlandırmaya çalışırız. Korkunun köklerini ve etkilerini tanıdıkça, hangi yöntemlerin danışana iyi geleceğine beraber karar verir ve bu yöntemleri pratik ederek, doğum korkusuyla baş etmek için kişiye özel bir reçete oluştururuz.

Bu süreçler sonunda doğum korkusu bazen kaybolur gider, bazen başka bir duyguya dönüşür, bazense olduğu yerde kalır; ancak her halükârda artık korkuyu tanıdığınız ve onunla nasıl baş edeceğinizi bildiğiniz için güçlenmişsinizdir. Öncelikli amacımız tüm korkularınızı yok etmek değil, korku ve kaygılara rağmen pozitif bir doğum deneyimini mümkün hale getirmektir.

Elbette! Hamileliğin son haftalarında da nefes ve gevşeme teknikleri, beden hazırlığı, zihinsel esneklik, kaygı yönetimi ve partner desteği gibi konuları içeren kısa ve yoğun destek programları uygulamak mümkün. İlk görüşmemizde sizin ve partnerinizin ihtiyaçlarını belirledikten sonra programınıza uygun bir seans akışı planlayabiliriz.

“Eğitimler” sayfamızda güncel olarak gerçekleşen eğitimlerle ilgili detaylı bilgiye ulaşabilir, dilediğiniz programa kayıt olabilirsiniz.

Eğer ihtiyacınız olan atölye/eğitimi planlanan etkinlikler arasında bulamadıysanız, talebinizi belirten kısa bir mesaj göndermeniz yeterli; sizin için ön kayıt oluşturuyorum.

Tamamen ihtiyaçlarınıza özel, birebir ilerleyeceğimiz kişiye özel bir doğuma hazırlık eğitimi de planlayabiliriz.

Evet! Annelik yolculuğunun tüm aşamalarında olduğu gibi, emzirme sürecinde de psikoterapi desteği ihtiyacı oluşabilir. Tamamen ihtiyacınıza yönelik seanslar planlayarak, emzirme sürecinin daha konforlu olması için en uygun ruh hali için ne gerekiyorsa, emzirme desteği seanslarında ele alabiliyoruz.

Emzirmek hem mekanik, hem de duygusal bir süreç. Bu süreçte yaygın şekilde karşılaşılan bazı zorluklar doğru pozisyonu bulmak, bebeğin memeyi iyi kavramasını sağlamak gibi fiziksel müdahalelerle aşılabilirken, emzirme döneminde yaşanan duygusal zorlukları aşmak bazen daha kapsamlı bir desteği gerektirebilir.

Birçok anne emzirme döneminde irili ufaklı kaygı, suçluluk, telaş gibi duygularla karşılaşabilir; bazen yetersizlik hissi, bedene yabancılaşma gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bazen de her şey yolunda gözükse de, anneler emzirmeyle ilgili yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu hissine kapılabilir.

Bu gibi durumlarda psikoterapinin güvenli alanında emzirme süreciyle sağlıklı bir bağ kurmanız için gerekli psikolojik desteği, yine sizin ihtiyacınıza özel şekilde sağlayabiliyorum. Yaşanan zorluk tıbbi destek gerektirdiğinde ise, sizi bir emzirme danışmanına yönlendirebiliyorum.

Kesinlikle!

Emzirmenin her anne için farklı bir yolculuk olduğunun bilincinde olarak; bu süreçteki kayıpları, suçluluğu ve duygusal yükleri şefkatle ele alıyoruz.

Evet! Doğumdan sonraki dönemde birçok anne duygusal olarak zorlanabilir. Hormonal değişimler gibi fiziksel etkenlerin yanı sıra, bebekle birlikte değişen yaşantınız da bazen baş etmesi kolay olmayan duyguları yüzeye getirebilir. Lohusalıkta annelerin sıklıkla karşılaştığı bazı zorlukları şöyle sıralayabiliriz:

  • Duygusal dalgalanmalar
  • Tükenmişlik
  • Ağlama nöbetleri
  • Bedene yabancılaşma
  • Kimlik hissiyle ilgili karmaşık düşünceler, annelik kimliğine alışmada zorluk
  • Bebekle ilişki kurmakla ilgili kaygılar
  • Değişen uyku düzeniyle ilgili zorlanmalar
  • Kaygı, öfke, suçluluk gibi baş etmesi kolay olmayan duygular

Geçici bir süreç olduğunu hepimiz biliyor olsak da lohusalık bazen hiç bitmeyecekmiş hissi verebilir. Bu durumda karşılaşılan zorlukları faydası kanıtlanmış yöntemlerle ele almak hem annenin, hem de bebeğin sağlığı için pozitif etki yaratacaktır.

Evet! Bebeğin gelişine uyumlanma, emzirme başlangıcı, annenin duygusal ihtiyaçları ve partnerle ilişki gibi konuları, doğumun hemen ardından hastanede ya da bebeğinizle eve döndüğünüzde kendi evinizin konforunda, yine size özel tasarlayacağımız seanslarla ele alabiliriz.

Bazen de sadece yanınızda duygusal zorluklara duyarlı bir uzmanın olmasını istersiniz, özellikle bir konuda çalışmasak bile, ihtiyaç duyduğunuzda yönelebileceğiniz bir uzmanın orada olması size güç verir.

İki durumda da, şefkatli ve profesyonel bir destek sunmak için yanınızda olabilirim.

Hiçbir zaman destek almak için geç değildir!

Doğumdan bir hafta sonra da, bir yıl sonra da, hatta yıllar sonra bile doğumunuzla ve anneliğinizle ilgili psikolojik destek alabilirsiniz.